Depresyon ve Majör Depresif Bozukluk



DSM V’ e göre depresif bozukluk alt grupları
 Majör depresif bozukluk
 Distimik bozukluk
 Yıkıcı duygudurumu düzenleyememe bozukluğu
 Premenstrüel disforik bozukluk
 Madde / İlaç kaynaklı depresif bozukluk
 Başka medikal duruma bağımlı depresif bozukluk
 Diğer belirtilen depresif bozukluk
 Tanımlanmamış depresif bozukluk
Major Depresif Bozukluk Tanı Ölçütleri (DSM V)
A-Belirtiler
Ardışık iki hafta boyunca neredeyse her gün günün büyük kısmında ortaya çıkan aşağıdaki semptomlardan EN AZ beş tanesinin bulunması gerekir.
Semptomlardan biri depresif ruh hali veya ilgi/istek kaybı olmalıdır.
 Depresif ruh hali- , , ,

 Uykusuzluk veya aşırı uyuma
ya da kilo değişikliği
 Psikomotor retardasyon veya ajitasyon
 Düşük enerji

 Değersizlik veya suçluluk düşünceleri
 Tekrarlayan ölüm veya
Buna ek olarak, bu belirtiler önemli sıkıntıya yol açabilir veya psikososyal fonksiyonlarda bozukluğa sebep olabilir ve bu belirtiler madde kullanımının ya da genel tıbbi bir durumun fizyolojik etkilerine bağlı değildir.
Major depresif bozukluk gerek bireyde yol açtığı yeti yitimi gerekse toplumda çok yüksek mali yitimlere neden olmasıyla öne çıkmaktadır. Tek uçlu depresyon gelişmiş ülkelerde yetiyitimi oluşturan nedenler içinde ilk sırada gelmektedir ve tüm dünyada ise dördüncü sıradadır.
Gelecekle ilgili tahminlerde ise major depresif bozukluğun 2020 yılında tüm dünyada en önemli ikinci yetiyitimi nedeni olacağı kabul edilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2000 yılında yetiyitimiyle ayarlanmış yaşam yılların (disability-adjusted life years; DALY) hesaplandığı çalışmada depresyon %4.4 ile dördüncü sırada yer almaktadır ve ölümcül olmayan yetiyitimi nedenleri arasında %12 ile ilk
sırayı almaktadır. Ülkemizde Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Müdürlüğü tarafından Başkent Üniversitesi’ne yaptırılan Ulusal Hastalık Yükü ve Maliyet-Etkililik Projesi kapsamında ise en fazla yeti yitimi yaratan hastalık olarak tek uçlu depresif hastalık saptanırken, yine üretken çağ olan 15-59 yaş aralığında tek uçlu depresif hastalık ilk sıradadır. Major depresif bozukluk yaşam kalitesinde yarattığı olumsuz etkiyle pek çok kronik tıbbi hastalığın önünde gelmektedir.
Major Depresif Bozuklukta Tedavinin İzlenmesi
Özellikle ilaç çalışmaları başta olmak üzere, gündelik uygulamada çok çeşitli ölçütler tedavinin seyrini izlemek için önerilmiştir:
1. Başlangıç puanına göre % değişim: Genellikle kullanılan ölçüt ölçek puanının başlangıç puanına göre %50 azalma göstermesidir.
2. Kesme puanı: Ölçek puanının belli bir puanın altına düşmesi ölçüt alınır. Kesme puanı ölçütü genellikle düzelme için kullanılmaktadır ve örneğin Hamilton Depresyonu Derecelendirme Ölçeğinde 7 ve altında puan almak düzelme ölçütü kabul edilmektedir.
3. Tanı ölçütlerinin artık karşılanmaması: Hastanın tedavi sonucunda artık depresyon ölçütlerini ve dolayısıyla tanısını artık karşılamaması bir düzelme ölçütü gibi kullanılmaktadır.
4. İşlevsellik değerlendirmesi: Hastanın hastalık öncesi işlevsellik düzeyi ölçüt alınarak, tedavi sonucunda işlevselliğindeki gelişme izlenir ve belirlenir.
5. Normalleşme: Hastanın tedavi sonucunda hastalık öncesindeki ile aynı normal yaşamına dönmesi ölçüt kabul edilir.
6. Klinik yargı: Hekim tarafından tedavi dönemi sonucunda hastanın düzeldiği kanaatine varılması ölçüt kabul edilir.
7. İstatistiksel değerlendirme: Hastanın puanının başlangıç puanına göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düşme göstermesi ölçüt olarak kabul edilir.
Bu değerlendirmelerin hepsi belli düzeylerde yarar sağlayabilir ancak bazıları diğerlerine göre daha nesnel ve klinik olarak daha anlamlı sonuçlar sunmaktadır. Hastanın artık tanı ölçütlerini karşılamaması, işlevselliğinin gelişme göstermesi, hastanın-hekimin yargısına göre-normale dönmesi gibi ölçütlerle izlenmesi öznelliğin çok yüksek oranda karışabileceği stratejilerdir. Diğer yandan başlangıç puanına göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düşme görülmesi, başlangıç puanını birbirlerinden farklı olabildiği, heterojen hastalarla yapılan çalışmalarda yol gösterici olmayabilir. Kaldı ki, başlangıç puanı yüksek olan hastalarda izlemede puan anlamlı olarak düşse bile, yine de yüksek düzeyde olabilir. Bu nedenle yanıt ve düzelme kullanışlı ve nesnel özellikleriyle ön plana çıkan iki izleme ölçütüdür. Devamı…

Leave a comment