Edimsel Koşullanma

Edimsel Koşullanma

EDİMSEL KOŞULLANMA
Hoş ve hoş olmayan sonuçların bireylerin davranışlarında yol açtığı değişikliklere Edimsel Koşullanma denir. Bir bireyin davranışı hoş bir şeyle sonuçlanırsa birey onu tekrar tekrar yapmaya yönelir.

Edimsel koşullanmanın temsilcisi , kendisinin geliştirdiği ile bilinir. Bu kutunun en önemli özelliği bilimsel çalışmalar sırasında çevreyi kontrol altına alabilme özelliğidir. Çünkü bütün uyarıcılar kontrol altına alınmıştır. Bu kutu basit bir düzenekten oluşmuştur. Manivela denilen kısmına her basışta yiyecek ya da su gelir. Kimi zaman yiyecek ve su, farede farklı tepkiler uyandırmak için verilmez. Başlangıçta manivelaya her basışında yiyecek verilir, farenin manivelaya basma sayısında artış gözlenir. Bunun sebebi bu basışın yiyecekle pekiştirilmesidir. Fareye davranışını öğretmek için şöyle bir düzen kurulur; kutu içindeki ışık yanarken fare manivelaya basarsa yiyecek düşer, ışık söndükten sonra basarsa yiyecek gelmez. Bir süre sonra farenin ışık yanıkken defalarca manivelaya bastığını sönükken basmadığını ya da az bastığını gözleriz. Bu durumda ışık uyarıcısı ayırt edici uyarıcı görevini üstlenmiştir. Yani farenin yiyeceğe ulaşması için mutlaka bir davranışta bulunması zorunludur. Klasik koşullanma ile arasındaki fark da burada ortaya çıkar. Klasik koşullanmada köpek davranışta bulunsa da bulunmasa da eti alır. Yani pasiftir. Edimsel koşullanma da ise aktiftir.
Farenin manivelaya basma davranışı pekiştirilmesi için pekiştireç verilmelidir. Pekiştireç hayvanları gereksinimlerini karşılayacak bir nesne veya süreç olabilir. Örneğin açlık dürtüsünü yiyecek susuzluk dürtüsünü su karşılar ve bunlar pekiştireç olarak kullanılır. Pekiştireç süreç olabilir.

: Farenin manivelaya basma davranışının artması edimsel kuvvetin arttığı, azalması edimsel kuvvetin azaldığı şeklinde açıklanır.

: Aralıklı pekiştirme türlerine denir. Pekiştirme zamanı yaklaşınca faaliyet artar. Öğrencilerin çoğunun ders çalışma biçimleri değişmez aralıklı tarifeyi hatırlatır; sınav günü gelinceye kadar çalışma yoktur, sınav gününde önceki gece bütün gece çalışılır ve öbür sınava kadar kitap ve notlar bir yere bırakılır. Değişen aralıklı tarifeler ise sürekli devam eden bir davranış gösterirler. Çünkü her an için pekiştirme gelebilir. Öğrencilerin sürekli çalışmalarını sağlayabilmek için öğretmen sömestr içinde beş sınav yapılacağını söyler ancak sınavları ne zaman yapacağını açıklamazsa öğrenciler sürekli hazırlanmak zorunda kalırlar. Çünkü sınav okulun başlamasından iki hafta sonrada yapılabilir, altı hafta sonrada olabilir. Öğrenci sürekli hazır olmazsa kötü not alma özelliği artar.
Edimsel davranışta çevresel çok belirgin bir uyarıcı yoktur. Davranışın ilk nedeni organizmanın içindedir. Organizma çevresiyle ilişki halindeyken doğuştan sahip olduğu kas ve kemik yapısını kullanır. İnsanların yürümesi, kuşların uçması gibi doğal davranışlardır. İşte organizmanın herhangi bir ihtiyaç duymadan kendiliğinden ortaya koyduğu bu davranışlara edim denir.
Gereksinimler organizmayı eyleme iterken güdülerde insanları harekete geçirir. Çeşitli tepki ve davranışları ortaya çıkarır. Kişinin hedefe ulaşmak için herhangi bir deneyimi yoksa tepkiler ortaya çıkarır, deneme-yanılma yöntemiyle hedefe ulaşır. Böylece organizma ya bir elde eder ya da cezadan kurtulur. Böylelikle hedefe ulaşmak için bir takım davranışlar edimsel koşullama yoluyla öğrenilmiş olur.
İnsan davranışının edimsel koşullanması
Amerikalı üç psikolog yapmanın olumsuz sonuçlar verdiğini saptamıştır. Birinci gruba zaten zevk alarak oynadıkları oyundan sonra “iyi oyuncu madalyası” vermiş, diğer gruba da ödül koymamış. Bir süre sonra birinci grubun oyundan sıkıldığını, ikinci grubunda oyundan zevkle devam ettiğini görmüş. Dolayısıyla herhangi bir davranışa dış ödülle başlayıp, onu iç ödülle; oyundan aldığı zevkle sürdürmek daha uygundur.
Klasik ve edimsel koşullanmanın öğretim formları temelde “öğrenme bireyin bünyesince sunulan çeşitli uyarıcılara tepki göstermesi sonucunda oluşur” ortak görüşünü paylaşır. Fakat Skınner’in öğrenme teorisinin en önemli ilkesi sonuçlara göre davranışlarda meydana gelen değişiklerdir. Hoş olan sonuçlar o davranışı güçlendirmekte, hoş olmayan sonuçlar ise o davranışın olma olasılığını azaltmaktadır.
KAYNAKLAR
1. DOĞAN CÜCELOĞLU İnsan ve DavranışI
2. BETÜL AYDIN MEHMET BİLGİN Gelişim ve Öğrenme Psikolojisi

Leave a comment