Bilgisayar Oyunlarındaki Beyniniz

Ben bir uzmanıyım ve bir uzmanı olarak, beynin nasıl öğrendiğiyle ilgileniyorum özellikle de beynimizi daha akıllı, daha iyi ve daha hızlı yapabilme ihtimaliyle ilgileniyorum.

Size bu durum üzerine anlatacaklarımın içeriği oyunları. Bilgisayar oyunları dediğimiz zaman, çoğumuz çocukları düşünür. Bu doğru. Çocukların yüzde doksanı oyunu oynar. Fakat dürüst olun. Çocuklar uyumaya gidince kim geçer Playstation’ın önüne? Çoğumuz. Oyuncuların yaş ortalaması 33’tür, sekiz değil ve gerçekte, eğer bakarsak oyunu oynayanların tahmini nüfus istatistiğine, yarının oyunu oyuncuları daha yaşlı yetişkinlerdir. (Gülüşler)

Bu yüzden bilgisayar (oyunu) toplumumuzun genelinde yaygındır. Kalıcı birşey olduğu açık. Günlük yaşamızda inanılmaz etkisi var. Düşünün bu istatistik veriler Activision tarafından yayınlandı. “Call Of Duty: Black Ops,” oyununun yayınlanmasından bir ay sonra 68,000 yıllık oynanmıştı bile dünya çapında, evet? Eğer bu durum doğrusal cebir yapma üzerine olsaydı İçinizden biri şikayet eder miydi?

Yani bizim laboratuvarda ne sorduğumuz, bu gücü nasıl geliştirebileceğimiz? Şimdi biraz geri adım atmak istiyorum. Biliyorum ki çoğumuz eve döndüğümüz zamanlarda çocuklarımızı bu tarz oyunlar oynarken buluyoruz. (Atış sesleri) Oyunun ismi kötü adamlar seni avlamadan önce düşman zombileri kovalamaktır, doğru mu? Ve ben eminimki çoğunuz şunu düşünmüştür, “Ah! hadi ama, zombi öldürmekten başka daha zekice bir iş yapamaz mısın?” Bu ani tepkiyi başka bir bağlamda düşünmeni isterdim eğer kızını sudoku oynarken bulmuş olsaydın ya da oğlunu shakespeare okurken bulsaydın. Haklı mıyım? Çoğu ebeveyn bunu harika bulurdu. Hmm, size günlerce bilgisayar oyunu oynamanın gerçekte sağlığınız için iyi olduğunu söylemeyeceğim. Değil ve aşırılık asla iyi değil. Fakat iddia edeceğim ki makul dozlarda, açıkcası başlangıçta size gösterdiğim o , bu aksiyon dolu nişan oyunlarının davranışlarımızın birçok değişik yönü üzerinde oldukça güçlü ve olumlu etkileri var.

Tek bir hafta geçmez ki medyada birkaç büyük haber başlığı olmasın bilgisayar oyunlarının yararlı ya da zararlı olması ile ilgili, değil mi? Bunların bombardımanına tutuluyorsunuz. Bu Cuma akşamı bar muhabbetlerini bir kenara koymak isterim ve gerçekten bir laboratuvara girmenizi isterim. Laboratuvarda esas yaptığımız şey doğrudan, nicel bir tarzda, bilgisayar oyunların beyine etkisinin ne olduğunu ölçmek. Ve bu yüzden çalışmalarımızdan birkaç örnek alacağım.

Hepinizin duymuş olacağınızdan emin olduğum sözlerden bir tanesi fazla ekrana bakma süresinin görme yetinizi bozacağı. Bu görüş hakkında bir beyan. Aranızda görüş bilim adamları olabilir. Bu beyanın doğruluğunu nasıl kontrol edeceğimizi biliyoruz gerçekte. Bir laboratuvara adım atıp görüşünüzün ne kadar iyi olduğunu ölçebiliriz. Eh, tahmin edin bakalım! Çok aksiyon oyunu oynamayan insanlar, ekranların önünde gerçekten çok zaman geçirmeyenler, normal, ya da bizim düzeltilerek normal dediğimiz görüşe sahipler. Bu tamam. Mesele haftada 5 saat kadar kendilerini bilgisayar oyunları oynamaya kaptıran bu adamlara haftada 10 saat, haftada 15 saat ne olduğu. Bu beyana göre görüşlerinin gerçekten bozuk olması gerekir, değil mi? Tahmin edin. Görüşleri çok, çok iyi. Oyun oynamayanlardan daha iyi. Ve iki farklı şekilde daha iyi. İlk fark gerçekten dağınıklıkta, kalabalıkta küçük ayrıntıları çözebiliyorlar ve bunun anlamı reçetedeki küçük yazıları okuyabilmek demek olmasına rağmen büyüteç kullanarak okumak yerine, gerçekten sadece kendi görme yetileriyle yapabiliyorlar. Diğer farkları farklı tonlardaki grileri çözebiliyor olmaları. Sis’te araba kullandığınızı hayal edin. Bu önünüzdeki arabayı görmek ve kazayı önlemek, ya da kaza yapmak arasındaki farktır. Bu yüzden o çalışmaları gerçekten geliştiriyoruz düşük görüşlü hastalar için oyunlar yapıyoruz ve etkilemek için beyinlerini koruyarak daha iyi görebilmeleri için. Açıkçası, aksiyon bilgisayar oyunlarına gelince, ekran süresi görme yetinizi daha kötü yapmaz.

Hepinizin ortalıkta duyduğundan emin olduğum başka bir söz: Bilgisayar oyunları dikkat sorunlarına ve daha fazla dikkat dağınıklığına neden olur. Tamam, dikkati laboratuvarda nasıl ölçeceğimizi biliyoruz. Hatta size bunu nasıl yaptığımızı gösteren bir örnek vereceğim. Sizden katılmanızı isteyeceğim, bu yüzden siz oyunu benimle birlikte oynamak zorundasınız. Size renkli kelimeler göstereceğim. Sizden mürekkebin rengini bağırarak söylemenizi istiyorum. Oldu mu? Şimdi bu ilk örnek. (“Sandalye”) Turuncu, iyi. (“Masa”) Yeşil. (“Tahta”) Seyirci:Kırmızı. : Kırmızı. (“At”) DB:Sarı. Seyirci:Sarı. (“Sarı”) DB:Kırmızı. Seyirci:Sarı. (“Mavi”) DB:Sarı. Tamam, amacımı anladınız, değil mi? (Gülme sesleri) Gittikçe daha iyi yapabiliyorsunuz, ama zor. Niye zor? Çünkü bir çelişki sundum kelimenin kendisi ve rengi arasında. Dikkatinizin ne kadar iyi olduğu bu çelişkiyi ne kadar hızlı çözdüğünüzü belirler, bu yüzden buradaki gençler büyük olasılıkla oyunculukların zirvesindeler, bizim gibi biraz daha yaşça büyük olanlardan daha iyiler. Gösterebildiğimiz şey şu ki bu tarz görevleri çok aksiyon oyunu oynayan insanlarla yaptığınız zaman onlar gerçekten çelişkileri daha hızlı çözebiliyorlar. Bu yüzden açıkça görülüyor ki o aksiyon oyunlarını oynamak dikkat sorunlarına neden olmuyor.

Gerçekte, o aksiyon bilgisayar oyunu oyuncularının dikkat konusunda çok fazla başka avantajları var ve dikkatin bir özelliği, ki o da daha da gelişiyor dünyada etrafımızdaki objeleri takip edebilme yeteneğimiz. Bu her zaman kullandığımız birşey. Araba kullanırken, takip ediyorsunuz, etrafınızdaki arabaları takip ediyorsunuz. Yayayı, koşan köpeği de takip ediyorsunuz ve bu güvenli araba sürmenin yöntemi, değil mi?

Laboratuvarda, insanların laboratuvara gelmelerini sağlıyoruz, bilgisayar monitörün önünde oturtuyoruz ve onlara küçük görevler veriyoruz, size de tekrar görevler yaptıracağım. Mutlu sarı yüzler göreceksiniz ve birkaç mutsuz mavi surat. Bunlar kış ayında teneffüs sırasında Geneva’da bir okul bahçesindeki çocuklar. Çoğu çocuk mutlu. Gerçekten teneffüs zamanı. Ama birkaç çocuk mutsuz ve üşümüş çünkü paltolarını unutmuşlar. Herkes hareket etmeye başlıyor ve sizin göreviniz ilk başta kimlerin paltosu olduğunu takip etmek ve kimlerin paltosunun olmadığını. Bu yüzden size sadece bir tek mutsuz bir çocuğunun olduğu bir örnek göstereceğim. Kolay, çünkü onu sadece gözlerinizle takip edebilirsiniz. Takip edebilirsiniz, takip edebilirsiniz ve sonra durduğu zaman ve soru işareti olduğu zaman size soracağım, bu çocuğun paltosunun olup olmadığını. İlk başta sarı mıydı yoksa mavi mi? Birkaç sarı duyabiliyorum. İyi. Demek ki çoğunuzun beyni var.(gülme sesi) Şimdi sizden bu görevi yapmanızı isteyeceğim, ama şimdi biraz daha zorlu bir görev. Onlardan üç tanesi mavi olacak. Gözlerinizi hareket ettirmeyin. Lütfen gözlerinizi hareket ettirmeyin. Gözlerinizi sabit tutun ve genişletin, dikkatinizi genişletin. Gerçekte bunu yapmanın tek yolu bu. Eğer gözlerinizi oynatırsanız, başarısızlığa mahkumsunuz. Sarı mı mavi mi? Seyirci:Sarı. DB: İyi. Demek ki tipik normal genç yetişkinlerin dikkat kapsamlarında üç ya da dört obje olabiliyor. Şimdi yaptığımız tam olarak buydu. Aksiyon bilgisayar oyunu oyuncuların dikkat kapsamlarında altı ya da yedi obje var, ki bu da buradaki videoda gösteriliyor. Bu aramızdaki sizin gibi aksiyon bilgisayar oyunu oyuncusu olanlar için. Biraz daha iddialı, değil mi? (Gülme sesi) Sarı mı mavi mi? Mavi. Aramızda çok ciddi oyuncular var. Evet. (Gülme sesi)

İyi. Bilgisayar oyunların insanların davranışlarındaki etkisini nasıl görüyorsak, aynı şekilde beyin görüntüleme kullanıp, bilgisayar oyunlarının beyindeki etkisine bakarız ve bir çok değişiklik buluruz, ama esas değişiklikler beynin dikkati denetleyen ağlarında oluyor. Bir parçası parietal ( kafatası yan kemiği )korteks ki bunun dikkati denetlediği çok iyi bilinir. Diğeri frontal (ön) lob, ki bu dikkati nasıl sürdürebildiğimizi denetler ve bir diğeri anterior singulat, ki bu çelişkileri nasıl tayin ettiğimizi ve düzenlediğimizi ve çözdüğümüzü denetler. Günümüzde, beyini görüntülediğimizde, bütün bu üç ağın aksiyon oyunları oynayan insanlarda çok daha etkili olduğunu görüyoruz.

Bu beni teknoloji ve beyin ile ilgili literatürde oldukça sezgilere aykırı bulgulara götürüyor. Hepiniz multitasking (çoklu görevin-aynı anda çok sayıda iş yapma) ne olduğunu biliyorsunuz. Hepiniz araba kullanırken cep telefonunu elinize alarak multitasking hatası yapmışızdır. Neden? Çünkü dikkatiniz cep telefonunuza kayarken önünüzdeki fren yapan arabaya hızlı tepki verme kapasitenizi kaybediyorsunuz ve araba kazasına karışma olasalığınız o derece artar. Şu anda, laboratuvarlarda bu tür becerileri ölçebiliyoruz. Tabii ki insanlardan arabalarına binip kaç tane kaza yaptıklarına bakmıyoruz. O oldukça maliyetli bir sav olurdu. Ama bilgisayarlarda görevler hazırlıyoruz milisaniyeye kadar doğruluğunu ölçebildiğimiz görevler, bir görevden bir göreve geçiş yapmakta ne kadar iyi olduklarını. Bunu yaptığımızda, çok aksiyon oyunu oynayan insanların çok çok iyi olduklarını görüyoruz. Çok hızlı bir şekilde geçiş yapabiliyorlar. Çok küçük hatalar yapıyorlar.

Bu sonuçları hatırlamanızı istiyorum ve bunları farklı bir grup teknoloji kullanıcısına uyarlamanızı, toplum tarafından çok saygı duyulan bir grup, ki bunlar multimedya-tasking(çoklu ortamları aynı anda) kullanabilenler. Multimedya-tasking nedir? Çoğumuzun, çoğumuzun çocuklarının, müzik dinlerken aynı anda internette araştırma yaptıkları aynı anda Facebook’ta arkadaşlarıyla sohbet ettikleri gerçeği. İşte bu bir multimedya-task’çısı. Stanfordaki meslektaşlarımın yaptığı bir çalışma vardı ve biz bunu kopyaladık, bu çalışma Yüksek multimedya-taskcısı olarak tanımlanan bu insanların multitasking’de tamamen berbat olduklarını gösterdi. Onları laboratuvarda ölçtüğümüz zaman çok kötüler.

Tamam mı? Bu yüzden bu tarz sonuçlar gerçekten iki ana noktaya değiniyor. İlki bütün medyanın eşit yaratılmadığı. Multimedya-tasking’in ve aksiyon oyunu oynamanın etkilerini kıyaslayamıyorsunuz. Onların, kavramanın değişik özelliklerinde tamamen farklı etkileri var, algı ve dikkat. Bilgisayar oyunların arasında bile, size şu anda bu aksiyon dolu bilgisayar oyunlarını anlatıyorum. Değişik bilgisayar oyunlarının beyinde değişik etkileri var . Bu yüzden her bir bilgisayar oyunun etkisini gerçekten laboratuvara girip ölçmemiz gerekiyor.

Diğer alınacak ders de genel bilginin hiçbir ağırlığının olmadığı. Bunu zaten size anlattım, ekran başında geçirilen sürenin çokluğuna rağmen, o aksiyon oyuncuların çok iyi görüşleri olduğunu. Burada esas gerçekten çarpıcı olan şey bu üniversite öğrencilerinin çok uzun süre multimedya-taskingle meşgul olduklarını iddia edenlerin sınavda çok çok başarılı olduklarından emin olmaları. Onlara verilerini, sonuçlarını gösteriyorsunuz, kötü olduklarını gösteriyorsunuz ve onlar “bu mümkün değil” modundalar. Biliyor musunuz, onlar içten gelen bir hisle o kadar eminler ki gerçekten çok çok iyi olduklarından. Bu da laboratuvarlara girmemizin gerekliliği için başka bir sebep ve gerçekten teknolojinin beyindeki etkisini ölçmemiz gerekiyor.

Şimdi bir bakıma, bilgisayar oyunlarının beyindeki etkisini düşündüğümüzde şarabın sağlığa olan etkisine çok benzer. Şarabın çok kötü kullanımları vardır. Bilgisayar oyunlarının çok kötü kullanımları var. Ama makul dozlarda tüketildiğinde ve doğru yaşlarda, şarap sağlık için çok iyi olabilir. Gerçekten kırmızı şarapta ortalama ömür uzunluğunu artıran spesifik moleküller belirlendi. Aynı şekilde, o aksiyon bilgisayar oyunlarının da birkaç içeriği var gerçekten beyin plastikliği, öğrenme, dikkat, görüş v.s. için güçlü olan ve bunlar bizim için gerekli ve üstünde çalışıyoruz bu aktif içeriklerin ne olduğunu anlamaya çalışıyoruz onları gerçekten geliştirip daha iyi oyunlar yapalım diye, ya eğitim için ya da hastaların rehabitilasyonları için.

Şimdi eğitimde ya da hastaların rehabitilasyonlarında etki yapmakla ilgilendiğimiz için, gerçekte saatlerce bilgisayar oyunları oynamayı seçenlerin nasıl performans gösterdikleri ile ilgilenmiyoruz. Daha çok herhangi birinizi alarak sizi aksiyon oyunu oynamaya zorlayarak göstereceğim ki görüşünüzü gerçekten daha iyi yapacağım, aksiyon oyunu oynamak isteseniz de istemeseniz de, değil mi? Rehabitilasyon ya da eğitimin amacı bu. Çoğu çocuk okula “Harika, iki saat matematik!” diyerek gitmiyor.

Ve işte araştırmanın ana noktası bu ve bunu yapmak için bir adım daha atmamız gerekiyor. Ve bu bir adım, alıştırma çalışmaları yapmaktır. Bu adımı zihinsel rotasyon adlı bir görev ile açıklayacağım. Sizlere soracağım bir zihinsel rotasyon görevi ve siz tekrar görevi yapacaksınız, bu şekile bakacaksınız. Dikkatli inceleyin, o hedef şekil ve size dört farklı şekil göstereceğim. Bu dört değişik şekilden bir tanesi bu şeklin döndürülmüş versiyonu. Hangisi olduğunu söylemenizi istiyorum: ilki mi, ikincisi mi, üçüncüsü mü ya da dördüncüsü mü? Tamam, size yardım edeyim. Dördüncüsü. Bir tane daha. Beyinleriniz çalıştırın. Hadi. Hedef şeklimiz bu. Üçüncüsü. Çok iyi! Bu zor, değil mi? Bunu yapmanızı istememin sebebi beyinizi gerçekten hissediyorsunuz, değil mi? Hiç düşünme gerektirmeyen aksiyon bilgisayar oyunları oynama hissine benzemiyor.

Eh, bu alıştırma çalışmalarında yaptığımız şey, insanlar laboratuvara gelip, buna benzer görevler yapıyorlar, ondan sonra onları 10 saat aksiyon oyunu oynamaya zorluyoruz. 10 saati kesintisiz oynamıyorlar. dağıtılmış uygulamalar yapıyorlar, küçük 40’ar dakikalık atışlar, 2 hafta süresince birkaç gün. Ondan sonra, alıştırmalar bitikten sonra, geri geliyorlar birkaç gün sonra ve benzer bir zihinsel rotasyon görevi ile tekrar test ediliyorlar. Bu Toronto’da bir meslektaşın çalışmaları. Sonuçlar gösterdi ki, ilk başta, biliyorsunuz, denekler beklenildiği gibi yaşlarına göre performans sergilediler. İki haftalık alıştırmalardan sonra aksiyon bilgisayar oyunlarda, gerçekte daha iyi performans sergiliyorlar ve iyileşme alıştırmalar tamamlandıktan 5 ay sonra hala orada. Bu çok çok önemli. Neden? Çünkü size söyledim bu oyunları eğitim ve rehabitilasyon için kullanmak istiyoruz. Uzun süreli devam eden etkilere ihtiyacımız var.

Şimdi, bu noktada, birkaç taneniz,büyük olasılıkla merak ediyordur, eh, anneannemin dikkati için faydalı olacak ve gerçekten keyif alacağı bir oyunu piyasaya sürmeyi niye bekliyorsunuz, ya da amblyopisi olan torunumun görüşünü rehabitile edecek harika bir oyunu, mesela?

Eh, üstünde çalışıyoruz, ama burada bir zorluk var. Benim gibi oyunlardaki olumlu etkileri yükseltecek yararlı içeriklerin ne olduğunu anlamaya başlayan bilim adamları var ve buna denklemin brokoli tarafı diyeceğim. Eğlence yazılım endüstrisi var ki karşı koyamayacağın ürünleri akıl etmekte oldukça usta. Bu denklemin çikolata tarafı. Sorun bu ikisini birleştirmemiz gerek ve biraz yemekte olduğu gibi. Kim çikolataya bandırılmış brokoli yemek ister ki? Hiç biriniz. (Gülme sesi) Ve büyük olasılıkla elinize eğitim oyunu aldığınızda hissetmişsinizdir o duyguyu hmm, bilirsiniz gerçekten eğlenceli olmadığını, gerçekten cazip olmadığını. Bu yüzden ihtiyaç duyduğumuz şey gerçekten yeni bir marka çikolata, dayanılmaz cazibesi olan, gerçekten oynamak isteyeceğiniz ama bütün içeriklere sahip, yararlı olan içeriklere brokoliden çıkarılmış ama tanınamayan ve hala beyinizde etki yaratan. Ve biz üstünde çalışıyoruz ama beyinle ilgili çalışan bilim adamları, eğlence yazılım endüstrisinde çalışanlar ve yayıncıların bir araya gelmeleri gerekli, bunlar normalde hergün karşılaşan insanlar değiller, ama gerçekleşebilecek bir durum ve bizler doğru yoldayız. Sizi bu düşünceyle başbaşa bırakmak isterim ve dikkatiniz için teşekkür ederim. (Alkışlar) (Alkışlar)
Kaynak: http://www.ted.com/talks/daphne_bavelier_your_brain_on_video_games.html

Leave a comment